| ONLAR
BOĞAZA DALYANIN DİREKLERİNDEN BAKIYORLAR
AYKUT
AYKANAT 6 Mayıs 2007
Eskiden İstanbul denince akla dalyanlar gelirdi. Ama 1920'li yıllarda
İstanbul Boğazı'nda bulunan 50'yi aşkın dalyandan sadece biri,
Beykoz Dalyanı bugün de faaliyet gösteriyor. Bu hafta sonu kurulmaya
başlanacak dalyanda temmuza kadar Karadeniz'den Marmara'ya akan
balıkları avlamaya çalışılacak. Dalyanın sahibi aileden balıkçı
olan Mustafa Kılınç, yaklaşık 20 yıldır bu işi yapıyor. Yazın
taze balık tutmanın iyi bir kazanç kapısı olduğunu söyleyen Kılınç,
işin zorluklarını şöyle anlatıyor: 'Üç ay boyunca 25 kişi gece
gündüz denizde yaşıyor adeta. Yağmurda, soğukta, kızgın güneşin
altında... Sabahın beşinden akşama kadar ağları kontrol etmek,
balıkları toplamak kolay değil. İşin içinde eli boş kalmak da
var. Geçen yıl çok kötü geçti, emeğimiz boşa gitti. Ama balıkçı
umutla yaşar, dalyanı kaldıracağımız gün bile heyecan eksik olmaz.'
KÜÇÜK
BALIKLAR BEYKOZLULARA
Sazan, torik, çipura ve barbun dalyan ağına takılsa da orkinos
yok artık. Anlatılanlara bakılırsa 1950'lı yıllarda Boğaz'daki
dalyanlarda orkinos bereketi yaşanırmış. Dalyanda tutulan balıklar,
sezon öncesi yapılan anlaşmalarla İstanbul'un lüks restoranlarının
mutfaklarına yollanıyor. Dalyandan çıkan balıktan martılar ve
Beykozlular da nasipleniyor. Restoranlara satılamayacak kadar
küçük balıkların halka dağıtılması eski bir dalyan geleneği. Bu
balıklar küçük de olsa lezzetli mi lezzetli!
Çalışanlar
için varsa yoksa ağa takılan balık miktarı. Çünkü dalyan geleneğine
göre balığın yüzde 60'ı işletmeciye, geri kalanı da çalışanlara
pay ediliyor. O yüzden ta Bartın'dan kalkıp İstanbul'a, dalyanda
çalışmaya gelen 25 kişinin gözü yine ağlarda olacak. Çünkü balıkların
işi belli olmaz. Eğer yolunuz Beykoz'a düşerse ve denizin ortasında
dalyan direğinden şehre bakan insanları görürseniz, bilin ki Karadeniz'den
akan balıklar ve gencecik insanların hayalleri yine ağlara takılıyor.
DALYANDA
BALIK NASIL AVLANIR?
Her yıl mayıs ayında kurulan dalyanda, temmuza kadar avlanılıyor.
Dalyancılar, önce 5-6 direği birbirine bağlayıp denize dikip direkler
arasına ağları döşüyor. Sonra kapakçılar dalyan direklerinde nöbet
tutmaya başlıyor. Karadeniz'den akın eden balıklar limana girince,
dalyan direğindeki nöbetçi daha önce hazırlamış olduğu taşı balık
sürüsünün arasına fırlatıyor. Kaçmaya başlayan balıklar limana
doğru akın edip dalyanın kapısından içeri giriyor. Nöbetçi, hemen
dalyanda çalışan diğer arkadaşlarına haber vererek dalyanın kapısının
kapatılmasını sağlıyor ve böylece av sona eriyor.
|